Temmuz’un 15’i bir gönderidir Mursil’den

5 Ağustos 2017

Melahat Aydıner

Baharım, yeşeren yanım;

Takvim yaprakları yazı gösteriyor; gönül defterimin yaprakları seni ve sana dair özlemlerimi hatırlatıyor. Gökten inen de göze gelen de aynı yere, gönlüme, değiyor. Rüzgârın efiltisinde, bulutların raksında, yağmurun bestesinde sen varsın. Takvim yaprakları dediysem de, farkındasındır artık, onlar da ‘nostalji’ oldu. Dijital oldu her şey; koparmıyoruz ‘gün’leri, ömrün eksilişini her akşam imzalayan o kâğıt cayırtısı da kaybolmak üzere. Telefonumuzun ya da bilgisayarımızın ekranından sessizce geçiyor rakamlar.

Senin doğduğun gün de bir takvim yaprağı ile işaretliydi. O takvim yaprağını koparamadım senin gelişinin telaşıyla. O takvim yaprağı kopup gitse de, çürüyüp yitse de, hiç eskimedi seninle olma sözüm. Hep yenisin sen; hep yenileniyorsun. Hücre hücre sessizce yeniden gönderiliyorsun bana. Duygularınla, hasretinle, tebessümünle, bakışlarınla, siteminle, nazınla, yüzünle yeni yeni gönderilerin vesilesisin. Seni bana gönderen, beni de sana göndermiş olmalı ki; karşılıklı birbirine akıtılan iki deniz gibiyiz…

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir