Kelebek Etkisi

10 Temmuz 2017

Ayşe Kazancı

“Ah Keşke!”lerden “Oh Şükür!”lere dönmek için

Amazon Ormanlarında bir kelebeğin kanat çırpması Asya kıtasında fırtına kopmasına neden olabilir. Hatta bu kanat çırpması dünyanın yarısını dolaşabilecek bir kasırgaya dönüşebilir. Edward N. Lorenz’in çalışması Kaos Teorisi artarak büyüyen ve sıkılaşan bir kaderî dokuyu gözler önüne sermeye çalışıyor. Aslında bu fikir ünlü ve heyecan verici bir teoriye dönüşmeden önce hepimize tanıdık gelebilecek bir vesveseydi. Nasıl mı?

Küçük bir sivrisineğin Nemrud’un beyninde yaptığı tahribatı hatırlayın. Ardından Nemrudane düşünen beyinlerde küçücük şeylerin sivrisinek kadar olsalar bile büyük sorunlara yol açışını hayal edin. Küçük karar anlarının, noktasal sapmaların, yıllarca bitmeyen sorunlara, giderek büyüyen yüklere, sürekli kanayan yaralara dönüşebildiğini hayatımızdan örneklerle gösterebiliriz. Bu durum aslında kelebek etkisine hiç yabancı olmadığımızı söyler. Sürekli kasırgalar esiyor içimizde…

Ben buna –belki de hepimiz– ‘Ah Keşke Etkisi’ diyorum. “Keşke”lerin etkisini hayatında yaşamamış, içinde büyütmemiş, yüreğinde yaraya çevirmemiş hatta Lorenz gibi kaosa dönüştürmemiş çok az insan vardır. Böyle düşünmenin bedelini, beynimizi kemiren küçük şeylerden kurtulmak için Nemrud gibi kalbimize indirdiğimiz tokmaklarla ödemişizdir.
Belki de hâlâ indiriyoruzdur. Nemrudane düşünmek gerçeğimizdir artık; tanımadığımız birinin tanımadığımız trajik hikâyesi değil. Değil mi? Bu sorumun cevabını bulmak için filme dönmek istiyorum. Eminim bu filmi izleyenlerin sonunda kendisi için küçük bir cevabı olacaktır.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir