Hicran-ı Temmuz

Temmuz bir hicran oldu hem de bayram, Hem canlar yandı hem kurtuluş hem vatan.

Şühedaya…

Rabbim hayra yor kelimelerimi; emanet edilen yük ağır. Nerede Bünyamin olmak?  Nerede vakur bir duruşlu şehadet eri olmak?

İnci’den ‘İnci Tanesi’ne Mektup

Mektup yazıyorum şimdi sana. Sanma ki uzaktan yazıyorum. Mesafe dediğin ne ki? Say ki; kahramanlar diyarı Maraş’tan koşa koşa yanına gelip yalnızca ellerinden değil, ismin gibi her biri bir inci tanesi olan gözyaşlarından öpüyorum.

Şehidin Şehid’e Şehadeti

“Zât” yani “Ehadiyyet” mertebesi, Hakk’ın, Makam-ı Gayb’daki beşerin bilgisine ve idrakine asla konu olamayan bilinemezlik yönüdür veya başka bir ifade ile “Gizli Hazine” denilen halidir.

Gece, Yaz, Cuma

Az önce şaha kalkmış bir at mıydı, yerde boylu boyunca uzanan? Kükremesi yarım kalmış bir aslanı mı vurdular yoksa?

Leyl’den geçme faslındayız

“Ateş düştüğü yeri yakar” derler. Yok! Biz o gece ateşin, şahit yazılanların kalbine serin olduğunu gördük! Onlar gülü buldular, güle gittiler.

Söz ağacı

Yasemin Özsoy, TÜRKSAT’ı savunurken şehit düşen eşi Ahmet Özsoy’un hayatını ayetle özetliyor:

1 2