İnci’den ‘İnci Tanesi’ne Mektup

5 Ağustos 2017

 İnci OKUMUŞ

Mektup yazıyorum şimdi sana. Sanma ki uzaktan yazıyorum. Mesafe dediğin ne ki? Say ki; kahramanlar diyarı Maraş’tan koşa koşa yanına gelip yalnızca ellerinden değil, ismin gibi her biri bir inci tanesi olan gözyaşlarından öpüyorum.

Yüce Rabbimizin ve Hazreti Peygamberimizin teselli ettiği sana, yazacaklarım beyhudelikten başka şey değil bunu da biliyorum. Fakat bu yazdığım mektupla senin kutlu sabrına bir küçük dua düşüyorum. Bu kırık dökük cümlelerimi böyle kabul et lütfen.

Az evvel Cengiz’imizin şehadeti bir kuş gibi geliverip kondu önüme. Hem de Ramazan-ı Şerif’in ilk günü olduğu bugün. Ve ben elbette oruçluyum. Bu orucumun, senin günlerdir tuttuğun sabır orucunca kıymeti olur mu onu da bilemem. Ama dilim damağımın su diye sızladığı şu vakit içinde, Kerbela’dan başladım Cengiz’imizin yürüdüğü yolları anlamaya… Biliyorum, senin bir şehit annesi olarak her an gittiğin yollar oralar… Sırf bu yüzden; annelerini düşündüm bütün şehitlerin. Aklıma ilk o geldi: ‘Hz Fatıma’ dedim, ‘evlatlarının şahadetini göremeyen bir anneydi ama şehit evladını cennette bekleyen anne oldu…’ Sonra sen geldin aklıma, Dürdane Ana… Dedim ki; “Dürdane Ana kendisini cennette karşılayacak bir evlat yetiştirdi şükrolsun. O evlat hepimizin oldu! Çünkü bir hicretti Cengiz’in gidişi. Orada annesi olarak seni beklerken, dünyada ikram edemediği her ne varsa onu ikram edecek olan en kutlu göreve ve bekleyişe durdu Cengiz. Bunu böyle bil!

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir