Gece, Yaz, Cuma

5 Ağustos 2017

İlknur Demirci

Az önce şaha kalkmış bir at mıydı, yerde boylu boyunca uzanan? Kükremesi yarım kalmış bir aslanı mı vurdular yoksa? Yüzünde hala tebessüme benzer bir ifadeyle karaya vurmuş bir yunus balığının başında mı toplandık hepimiz? Kanatları düşmüş beyaz bir güvercinin gövdesi mi kanlar içinde yatan?

Gece. Yaz. Cuma.

“Duydunuz mu? Haberiniz var mı olanlardan?”

Telefonu açar açmaz ağzından bu cümleler dökülmüştü. Ardından yüksek sesle, aceleyle konuşmasına devam etti; sözlerinin arasında olanlar için duyduğu öfkeyi ifade eden kelimeler kullanıyordu. “Neyse…” dedi, birden konuşmasını yarıda keserek, “Vakit yok anne, ben gidiyorum, hakkını helal et.” Cevabımı bile beklemeden kapadı. Ne ‘Git!’ diyebildim, ne de ‘Gitme!’. Elimde telefonla öylece kaldım.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir